İçeriğe geç
Afyon Bu Sabah

Günün konularına sade bir bakış

Eğitim Gündemi

Evde Suyla Yapılabilecek Basit Gözlemler ve Öğretme Yöntemi

Bardak, kaşık ve biraz suyla fen kavramlarını görünür kılmak mümkün. Tahminle başlayan, kaydedilen ve güvenlik kuralına bağlı bir öğrenme yöntemi.

Berrin Akalın 4 dk okuma

Öğrenmenin en kalıcı biçimlerinden biri, bir kavramı okumak yerine onu gözle görülür hale getirmektir. Evde bulunan en erişilebilir malzeme ise sudur. Bardak, tabak, kaşık ve biraz sabırla, fen derslerinde anlatılan pek çok temel kavram mutfak masasında gösterilebilir. Bu yazıda suyla yapılabilecek basit gözlemleri ve daha önemlisi bu gözlemleri bir öğrenme deneyimine çevirmenin yöntemini ele alıyoruz.

Deney değil, soru ile başlayın

Bir etkinliği doğrudan göstererek başlatmak çoğu zaman kısa süreli bir şaşkınlık yaratır ve orada biter. Kalıcı öğrenme, çocuğun kendi tahminini kurmasıyla başlar. Malzemeyi masaya koyduktan sonra ne olacağını sorun, cevabı bekleyin ve tahmini bir kâğıda yazdırın. Tahmin yanlış çıktığında oluşan küçük şaşkınlık, doğru cevabı bir metinde okumaktan çok daha güçlü bir hatırlama izi bırakır. Amaç doğru bilmek değil, düşünme sürecini görünür kılmaktır.

Yüzey gerilimini görmek

Kuru ve düz bir bozuk paranın üzerine damlalık ya da çay kaşığıyla tek tek su damlatın. Suyun yüzeyde bir kubbe oluşturarak beklediğini, taşmadan önce şaşırtıcı sayıda damla aldığını göreceksiniz. Aynı gözlem, bardağın ağzını su seviyesinin biraz üzerine çıkardığınızda da yapılabilir. Buradaki konu, su moleküllerinin birbirini çekmesi ve yüzeyde ince bir zar gibi davranmasıdır. Deneyi tamamlamak için parmak ucuna alınan çok az sabunla yüzeye dokunmak ve kubbenin nasıl aniden çöktüğünü izlemek yeterlidir.

Kılcallık ve suyun yukarı çıkışı

İki bardağın birine su koyun, aralarına iki ucu bardaklara sarkan bir kâğıt havlu şeridi yerleştirin ve birkaç saat bekleyin. Suyun kâğıt lifleri boyunca yukarı çıkıp dolu bardaktan boş bardağa geçtiğini görürsünüz. Aynı olay, bir kereviz sapının ya da beyaz bir çiçeğin renkli suya konulmasıyla da izlenebilir; birkaç saat sonra damarların rengi değişir. Bu gözlem, bitkilerin suyu köklerinden yapraklarına nasıl taşıdığını konuşmak için doğal bir başlangıç noktasıdır.

Yoğunluk ve katmanlar

Uzun ve dar bir bardağa önce şekerle iyice yoğunlaştırılmış su, ardından yavaşça sade su eklendiğinde iki katmanın bir süre karışmadan durduğu gözlenir. Kaşığın sırtından yavaşça dökmek, katmanların bozulmamasını sağlar. Aynı düzeneğe farklı renkler eklenirse gözlem çok daha anlaşılır olur. Buradan yola çıkarak neden bazı sıvıların üstte kaldığı, göllerde ve denizlerde neden farklı sıcaklık katmanları bulunduğu gibi daha geniş konulara geçilebilir.

Hâl değişimini yavaşça izlemek

Bir kâseye buz koyup her on dakikada bir sıcaklığı ve görüntüyü not etmek, hâl değişimini bir tabloya dönüştürür. Kapağı kapalı bir kavanoza sıcak su konup üstüne buz dolu bir tabak yerleştirildiğinde, kapağın altında biriken damlalar yoğuşmayı gösterir. Bu iki gözlem birlikte yapıldığında, buharlaşma ve yoğuşmanın aynı döngünün iki yüzü olduğu somut biçimde anlaşılır. Ocak başında yapılan gözlemlerde çocuğun tencereye uzak durması gerektiğini baştan konuşun.

Kaydetmeden öğrenme tamamlanmaz

Her gözlem için küçük bir defter tutmak, etkinliği eğlenceden derse çeviren adımdır. Sayfayı dört bölüme ayırın: sorum, tahminim, gördüğüm, açıklamam. Çocuk çizim yapmayı seviyorsa düzeneği çizmesini isteyin; çizim, dikkati ayrıntılara yöneltir. Aynı deneyi bir hafta sonra tekrar edip sonucun aynı çıkıp çıkmadığını denemek, tekrarlanabilirlik kavramını kendiliğinden öğretir. Bu defter, dönem boyunca biriktiğinde çocuğun kendi ilerlemesini görebildiği bir kaynağa dönüşür.

Güvenlik kuralları tartışmaya açık değildir

Suyla çalışmak zararsız görünse de birkaç kural sabittir. Sıcak su ve ocak yalnızca yetişkin gözetiminde kullanılır. Elektrikli aletlerin ve prizlerin bulunduğu tezgâh kenarında sulu çalışma yapılmaz. Cam kaplar yerine mümkünse kalın plastik kaplar tercih edilir. Deneylerde asla temizlik ürünleri karıştırılmaz; sabun dışında hiçbir kimyasal kullanılmaz. Zemine dökülen su hemen silinir, çünkü kayma en sık görülen kaza nedenidir. Bu kurallar etkinlik öncesinde birlikte okunursa, çocuk kuralı bir yasak değil yöntemin parçası olarak görür.

Yaş grubuna göre beklentiyi ayarlamak

Küçük yaşlarda amaç, olguyu adlandırmak ve merakı canlı tutmaktır; tanım ezberletmeye gerek yoktur. Ortaokul döneminde ölçüm devreye girer: süre tutmak, damla saymak, sıcaklığı kaydetmek gözlemi veriye çevirir. Lise düzeyinde ise değişkenleri ayırmak öne çıkar; aynı deneyin yalnızca tek bir koşulu değiştirilerek tekrar edilmesi bilimsel yöntemin özünü gösterir. Aynı su deneyinin üç farklı yaşta üç farklı derinlikte işlenebilmesi, bu etkinliklerin en büyük avantajıdır.

Okulda öğrenilenle bağ kurmak

Evdeki gözlemin değeri, ders kitabındaki başlıkla eşleştirildiğinde artar. Deney bittikten sonra kitabın ilgili sayfasını birlikte açıp gördüklerinizi orada geçen kelimelerle yeniden adlandırın. Böylece kavram, hem somut bir görüntüye hem de sınavda karşılaşılacak terime bağlanır. Bu bağ kurulmadığında etkinlik hoş bir anı olarak kalır; kurulduğunda ise derste konu geçtiğinde çocuk kendi mutfağındaki bardağı hatırlar.

Suyla yapılan gözlemler pahalı malzeme, özel laboratuvar ya da uzun hazırlık istemez. Gereken tek şey, sorulan iyi bir soru ve sonucu birlikte konuşmaya ayrılan on beş dakikadır. Bu küçük alışkanlık, çocuğun bilgiyi ezberlenecek bir yük değil, denenip sınanabilir bir şey olarak görmesini sağlar; öğrenmenin en kalıcı yanı da tam olarak budur.