Dışarıdaki Isı İçeriye Daha Çok Neden Girer? 7 Görünmez Uygulama
Isı farkını sanıldığı kadar “hava şartı” belirlemez. Evdeki küçük alışkanlıklar ısı girişini artırabilir: 7 pratik nokta.
Tolga Ersöz 3 dk okuma
Isı Evlerin İçine Nasıl “Yol Bulur”?
Kapıdan, pencereden ya da duvardan ısı girişi olur; ama çoğu kişi bunu yalnızca yapı malzemesine bağlar. Oysa gündelik alışkanlıklar, ısının eve akış yönünü ve hızını değiştirebilir. Dışarısı daha sıcak ya da daha soğuk olduğunda, bazı görünmez uygulamalar ısı alışverişini artırır.
Aşağıdaki yedi madde, genelde “küçük” görülen davranışların nasıl fark yaratabildiğini anlatır. Uygulaması kolay, etkisi anlaşılır ve kontrol edilebilir noktalar bunlar.
1) Kapı Eşiğini Uzun Süre Açık Tutmak
Kapı açık kaldığında sadece hava değil, sıcak ya da soğuk hava kütlesi de içeri taşınır. Özellikle geçiş saatlerinde sık aç-kapa yapmak, içerideki konforu kısa sürede bozar.
Önlem olarak kapıyı tek seferde kapatmaya çalışmak, mümkünse bekleme süresini azaltmak işe yarar. Çokça ziyaretçi geldiğinde giriş düzenini hızlandırmak da etkili olur.
2) Pencereyi Rüzgâr Yönünde “Yanlış” Zamanlamak
Hava akımı, ısıyı taşıyan ana etkilerden biridir. Pencereyi rüzgârın en sert estiği zamanda ya da dışarısı içeriden daha sıcaksa uzun süre açık tutmak, içeri ısı girişini artırabilir.
Kontrollü havalandırma için pencereyi kısa aralıklarla açmak ve gerektiğinde çapraz havalandırma yapmak daha dengeli sonuç verir. Rüzgâr kesildiğinde pencereyi kapatmak önemlidir.
3) Perde Seçimini ve Kullanımını Göz Ardı Etmek
Güneş ışığı, camdan içeri geçerken duvar ve zemin ısınır. Ardından bu ısı, gün içinde evin içinde kalmaya eğilim gösterir.
Perdeleri gün ışığının en yoğun olduğu saatlerde kapatmak, gece ya da serin saatlerde daha uygun havalandırma ile denge kurmak mümkün olur. Özellikle salon gibi en çok kullanılan odalarda uygulamak kolaydır.
4) Duvarın “Isı Geçirmez” Olduğunu Sanmak: Mobilya Seti
Radyatör, klima iç ünite alanı ya da pencere çevresi etrafında hava dolaşımı engellenirse ısı dağılımı dengesizleşir. Bu durumda bazı bölgeler daha çabuk ısınır ya da soğur.
Mobilyaları doğrudan ısı kaynağının önünü tamamen kapatmayacak şekilde konumlandırmak gerekir. Duvar diplerini aşırı sıkı kapatmak yerine, küçük bir boşluk bırakmak hava akışını toparlar.
5) Kapı Altı ve Giriş Çevresinde Sızdırmazlık Eksikliği
Kapı altı boşluğu ya da kapı kasası çevresindeki küçük aralıklar, ısı alışverişini hızlandırır. Dışarıdaki hava, “görünmeden” içeride dolaşmaya başlar.
Eşik bandı, sızdırmazlık şeridi gibi basit çözümler bu alışverişi azaltabilir. Kapı kapanınca hava akımı hissettiğin bölgeleri tespit etmek pratik bir başlangıç olur.
6) Tesisat ve Kablo Geçişlerini Unutmak
Duvar içinden geçen borular, kablolar ve boşluklar çoğu evde fark edilmeyen geçiş noktalarıdır. Bu aralıklar, sıcak havanın içeri sızmasına ya da içerideki havanın dışarı kaçmasına zemin hazırlar.
Salon arkasındaki priz hatları, pencere yanları ya da perde arkasında kalan boşluklar kontrol edilmeye değerdir. Görünür bir açıklık varsa uygun dolgu ya da kapama yöntemleriyle boşluğu azaltmak fayda sağlar.
7) Gün İçi Isı Dengesini Bozan “Sürekli Minik Açıklıklar”
Çekmece kapakları, dolap kapıları, banyo havalandırma menfezi ya da iç kapıların gün boyu aralıklı kalması, hava akımını sürdürür. Bu durum, bir odadaki sıcaklığın tüm eve yayılmasını kolaylaştırır.
Ev içini “bölgelere ayırmak” işe yarar. Kullanmadığın alanların kapısını tamamen kapalı tutmak, menfezleri gereksiz yere açık bırakmamak ve dolap kapaklarını kapatmak daha tutarlı bir ısı hissi sağlar.
Kısaca Toparlayalım
Isı girişini artıran şey her zaman büyük bir problem değildir; çoğu zaman kapı-pencere davranışı, perde kullanımı ve evin iç hava dolaşımı belirler. Bu yedi noktayı tek tek ele alıp gözlem yapınca, evinin ısı alışverişi daha anlaşılır hale gelir.
Hangi davranışın fark yarattığını anlamak için aynı günlerde pencere-perde-kapı kullanımını küçük değişikliklerle takip etmek iyi bir yöntemdir.